Merhabalar, umarım güzel bir hafta geçiriyorsunuzdur…
Bugün nasılsınız, hadi bir sorun kendinize bugün nasılım….
Duygular…
Duygularınızı ifade edebiliyor musunuz?
Çocuğuma yaşadığı duyguları yaşamasına ve anlamlandırmasına yardımcı olabiliyor muyum yoksa geçiştiriyor muyum …
Mutlu, üzgün, öfkeli, endişeli, korkmuş, heyecanlı…
Geçen hafta çocuğunuzun aynası olduğunuzu unutmayınız sözü ile kapanış yapmıştık.
Bugün çocuğunuzun aynası olma cümlesini açalım ve örneklendirelim.
Ne demek çocuğun aynası olmak?
Çocuklar büyürken en yakını olan anne ve babası ile kendilerini tanımaya başlarlar. Anne ve babası onun rol modelidir. Çocuk ne görür ne duyarsa yaşadığı hayatı da ona göre şekillendirmeye, ilişki kurmaya ve çözüm bulmaya çalışır.
Bu konu o kadar geniş bir konudur ki burada şunu düşünmenizi istiyorum, çocuğum bunu neden yapıyor yerine bu davranışına sebep olan ne oldu. Çuvaldızı birde kendimize batıralım.
Anne ve baba okulu yoktur. Bu duyguyu size evladınız yaşatır. Onunla birlikte sizde öğrenmeye başlarsınız. Çocuk sizi ayna gibi görüyorken aynı zamanda da size sizi aynalamaktadır.
Duygularınızı ifade edin sevgili anneler, babalar.
***Ağlama yerine, sana nasıl yardımcı olabilirim cümlesini deneyiniz.
***Ne yaramaz bir çocuksun. Biraz söz dinle yerine seninle konuşurken beni dikkatle dinlenmeni istiyorum diyebilirsiniz.
***Bana bir daha yalan söyleme demek yerine olayı en başından anlatmanı istiyorum sana yardımcı olabilirim diyebilirsiniz.
***Beni sinirlendiriyorsun demek yerine bu davranışın/sözlerin öfkelenmeme sebep oluyor, sakinleşmeye ihtiyacım var diyebilir konuşmadan ve tepki vermeden içinizden 5 kadar sayıp sarılabilirsiniz. Sarılmak sizleri birbirinize yakınlaştırıp ortamı da yumuşatacaktır.
***Günümüz koşullarında yetişme telaşı, zamanı doğru kullana bilme, ekonomik şartlar hepimizi düşündürmektedir. Sizlerde bugün yorgunum, dinlenmeye sakinleşmeye ihtiyacım var diyebilirsiniz. Bugün oyun oynayamayabiliriz ama kitap okuyabiliriz diyebilirsiniz.
***Ev içerisinde görevler sorumluluklar paylaşmalıyız ki zamanımızı daha verimli ve kaliteli kullanabilelim.
Size kendi hayatımdan örnek vermek istiyorum. Geçen akşam ülkemizi de yasa boğan minik Zehra’nın acı haberini aldım. Büyük kızım hemen üzgünlüğümü fark etti. İlk önce kendimi toparladım ve ardından kızımın oyun arkadaşı olan minik Zehra’nın melek olduğunu açıkladım. Evet ben üzgündüm ve hayata o an olduğu gibi devam edemezdim. Yine o metaneti kendi kızımdan alıp son görevimizi ayağım geri geri gitse de yola çıktım. Buradan birlikte komşuluk yaşadığımız yaslı ailemize sabırlar dilemek istiyorum.
Sevgiyle ve sağlıcakla kalınız…
Haftaya yeniden görüşmek üzere…
Emine Özgenler Trahonlu



















