Cyprus Mail’de yer alan habere göre Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in de katıldığı görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Erhürman’ın ortaya koyduğu dört metodolojik koşula “en başından itibaren yanıt verdiklerini” savunarak, bu başlıklardan üçünde görüş birliği bulunduğunu, yalnızca dördüncü maddeyle ilgili farklılık yaşandığını ifade etti.
Erhürman’ın önerisinin, geçmiş müzakere süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin ve güven kayıplarının tekrar edilmemesi amacıyla hazırlandığına dikkat çekilirken, Hristodulidis’in açıklamaları Rum tarafının bu çerçeveye yaklaşımını netleştirdi.
İşte Erhürman’ın 4 maddelik metodolojisinin tamamı ve Hristodulidis’in yanıtları:
1) SİYASİ EŞİTLİK PAZARLIK KONUSU YAPILMAYACAK: “BU MADDE DE ORTAK AÇIKLAMAYLA BERABER UZLAŞMIŞTIK”
Siyasi eşitliğin müzakere ön koşulu olarak tartışma konusu yapılmaması gerektiğini savunan Erhürman’ın bu maddesine ilişkin konuşan Hristodulidis, liderlerin önceki görüşmesinin ardından yayımlanan ortak yazılı açıklamayla siyasi eşitlik meselesinin netleştiğini ileri sürdü.
Hristodulidis, bu başlığın artık müzakere gündeminde bir sorun teşkil etmediğini belirterek, bu maddede uzlaşı bulunduğunu savundu.
2) GEÇMİŞTE SAĞLANAN YAKINLAŞMALAR TEYİT EDİLECEK: “BU KONUDA HEMFİKİRİZ; BU ŞEKİLDE SORUNUN YÜZDE 80’İ ÇÖZÜLÜR”
Erhürman’ın, Crans-Montana’da kesintiye uğrayan müzakerelerde sağlanan yakınlaşmaların korunması gerektiğine yönelik ikinci maddesi konusunda da Hristodulidis, Rum tarafının tutumunun net olduğunu ifade etti. Müzakerelerin, daha önce kalınan yerden ve sağlanan yakınlaşmalar temel alınarak yeniden başlaması gerektiğini vurgulayan Hristodulidis, bu konuda Türk tarafıyla hemfikir olduklarını söyledi.
Hristodulidis, “Eğer bu yakınlaşmalar kabul edilirse, Kıbrıs sorununun yüzde 70–80’i çözülmüş olur” değerlendirmesinde bulundu.
3) MÜZAKERELERİN BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ TAKVİMİ NET OLACAK: “MÜZAKERELER SIFIRDAN BAŞLAMAZSA, TAKVİM TARTIŞMALARI ANLAMSIZ KALACAK”
Üçüncü maddede yer alan, müzakerelerin belirsiz ve ucu açık bir sürece dönüşmemesi için zaman çerçevesinin net olması gerektiği yönündeki talebe de değinen Hristodulidis, bu yaklaşımın mantıklı olduğunu söyledi.
Görüşmelere sıfırdan başlanmasının takvim tartışmalarını anlamsız kılacağını savunan Hristodulidis, takvim meselesinin mevcut yakınlaşmalar temelinde ele alınabileceğini ifade ederek bu maddede de uzlaşı olduğunu belirtti.
4) MASANIN DAĞILMASI HALİNDE STATÜKOYA DÖNÜŞ OLMAYACAK: “BU ÖNERİYİ REDDEDİYORUZ, ULUSLARARASI TOPLUM DA BUNU KABUL ETMEYECEKTİR”
Erhürman’ın dördüncü maddede yer verdiği ve Rum tarafının müzakereleri terk etmesi halinde Türk tarafının statükoya dönmemesini güvence altına almayı amaçlayan öneriye ise Hristodulidis açık destek vermeyerek, bu öneriyi yaptığı açıklamada redetti.
Rum lider, bu tür önceden belirlenmiş sonuçların uluslararası toplum tarafından kabul görmediğini savunarak, bu maddeyle ilgili görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koydu.



















