Disi Başkanı Annita Demetriou BM Genel Sekreteri’nin özel elçisi Maria Angela Holguin ile yaptığı görüşmede, mümkün olan tek yolun Crans-Montana’da kaldığı yerden Kıbrıs sorunu müzakerelerinin yeniden başlaması olduğu mesajını iletti.
Demetriou, BM yetkilisi ile Disi ofisinde yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Kıbrıs meselesinin gelinen aşamasına ve tabii ki misyonuna ilişkin görüş alışverişinde bulunduk” dedi.
Kendisi, ikilinin “anavatanımızı kesinlikle yeniden birleştirecek ve tüm Kıbrıslıların geleceğini ve refahını güvence altına alacak bir çözüm bulma çabalarına devam etme konusundaki kalıcı konumumuzu ifade etme fırsatına sahip olduklarını” da sözlerine ekledi.
Disi lideri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin her zaman BM himayesinde ve BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları ve kararları temelinde bir çözüme başvuracağını yineledi.
“Elbette bununla siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyonu kastediyoruz” diye vurguladı.
Demetriou, toplantı sırasında kendisi ve Holguin’in “mevcut statükonun devamının tehlikeli olduğu ve Kıbrıs sorununa çözüm olamayacağı, tıpkı iki devletli çözüme ilişkin kabul edilemez tutumların da elbette ki geçerli olmadığı” konusunda anlaştıklarını söyledi.
Disi, bu amaçla geçerli bir çözüme giden tek olası yolun, müzakerelerin Guterres planının parametreleri ve elde edilen tüm yakınlaşmalar dikkate alınarak Crans-Montana’da durdurulduğu noktadan yeniden başlatılması olduğunu vurguladı. bunca yıldır iki taraf arasında”.
Partinin, AB tarafı olarak Kıbrıs’ın ve uluslararası toplumun, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik önemli çabaların yeniden başlatılmasına olanak sağlayacak koşulların yaratılmasına nasıl katkıda bulunabileceği konusunda Holguin ile tutumunu paylaştığını da sözlerine ekledi.
Disi ayrıca BM yetkilisini toplum içindeki ve hem Kıbrıs Rum hem de Kıbrıs Türk toplumlarındaki eylem ve girişimleri hakkında bilgilendirdi.
Holguin’in toplantıya yaklaşımı sorulduğunda Demetriou, BM yetkilisinin “olayları nasıl gördüğümüzü öğrenmek istediğini, süreci nasıl başlatabileceğimize dair herhangi bir öneride bulunmadığını” söyledi.
Holguin’in ise Ankara’daki son temasları ve bazı görüşmeleri sonrasında edindiği izlenimler hakkında kendilerini bilgilendirdiğini söyledi.
Demetriou, “Her şeyden çok kendi konumlarımızı, neye inandığımızı ve olayları nasıl gördüğümüzü, halktan her gün neler topladığımızı, bizim için neyin tehlikede olduğunu görmek istedi” dedi.
“Kıbrıs sorununun bölgemizde yaygın olarak yaşananlardan farklı okunamayacağını anlattık” diye ekledi.
“Dondurulmuş çatışmalar yok” diyerek sözlerini tamamladı ve 50 yıllık sürekli işgalin ardından, “BM kararlarından, konumlarımızdan veya Cumhuriyeti ilgilendiren kararlardan sapabileceğimiz anlamına gelmeden bekleyecek zamanımız yok” dedi. Kıbrıs’ın kendisi, Kıbrıs Rum tarafı”.



















